Yayınlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sabır... sabır... sabır...

Resim
“İşler çığırından çıkmıştı, insanlık hiç olmadığı kadar acımasız, bencil, sorumsuz, amaçsız bir dönemindeydi... ve belki de olması gereken buydu..”

Tarih kitapları yüzyıllar boyunca süregelen savaşları, dönemleri, çağ değiştiren hastalıkları anlatır. Bundan 40 sene sonra da 2020 de dünyanın başına gelenler işte böyle anlatılacak...

Dünyanın bir ucunda yediği bir hayvandan hastalık geçen biri tüm dünyayı salgına sürükledi. Kısaca olan buydu. Etkileri korkunç, sonuçları çok ağır olan bu virüs; yapamayız dediklerimizi yaptırdı, görmeden duramam dediklerimizden uzak bıraktı hatta aramam dediklerimizi arattı belki de... korktuk, evlere kapandık, sıkıldık dedik, bunaldık dedik..

Oysa bir de duruma farklı bir yönden bakamadık. İnsanoğlunun mahvettiği bu dünyadan el ayak çekilince doğanın nasıl da kendine geldiğini, hayvanların özgürce kendi yaşam alanlarında yaşadığını, sokakların kirletilmediğini, denizlerin eski rengine döndüğünü göremedik. Hayat sınavlarla doludur. Bunun da üstesinden ge…

Kendimi Seviyorum❤️

Resim
Dibe vurduğum zamanlar, sınandığım olaylar, mutsuzluktan ağladığım günlerim oldu...Hatta şöyle bir baktığımda kimilerine göre hiç de 4x4 lük değildi hayatım🙃Hiçbir şey altın tepsiyle sunulmadı önüme🙄Yaşadığım herşeyin mimarı da sorumlusu da benim😉 Pişmanlık yerine “tecrübe” demeyi, keşke yerine “iyi ki” demeyi, neden şimdi değil yerine “bi daha ki sefere” demeyi öğrendim... ve şimdi tüm bunları benliğimde toparladığım yeni yaşımdayım😍 Mutlulukla söylüyorum ki ben bu 44 yaşımı hiçbir 20’li yaşa değişmem❤️ Kendimi seviyorum🙏 #yeniyaşım #yeniyaşam #tbt

Ben ve Kendim!

Resim
Size dayatılan hiçbir şeye EVET demeyin! Kadın ya da erkek farketmez; Sizi olduğunuz gibi kabullenecek insanlar olsun hayatınızda... Hiç kimse için eğilip bükülmeyin🙃Hayattaki duruşunuzu kimseye beğendirmeye çalışmayın🕶Başkası için yaşamaya başladığınızda “SİZ” diye bir şey kalmadığını unutmayın🎈Hep dimdik olun ki cinsiyetiniz “KADIN” olduğu için yakıştırılan sıfatlar üzerinizde duramasın, dökülsünler😉 O zaman hissedersiniz aslında ne kadar da güçlü ve doğru olduğunuzu🌈 Ve her gün şükredin bir kadın olarak sahip olduklarınıza🙏
Sevgilerimle
Aslı B.

Bugün benim günüm!

Resim
Bugün benim için çok keyifliydi😍Annem sabah uzun uzun okşadı, sevdi, taradı beni. Sonra uzun zamandır hasret kaldığım ıslak mamadan verdi🙏Hemen sildim süpürdüm🙈 tabii ağırlık çöktü uzandığım yerde uyumuşum😎neyse, gün benim günüm❤️❤️tüm kedi arkadaşlarıma selamlar, sevgiler... Not: sokaktaki arkadaşlarımıza da mama verin, su verin. Çok ihtiyaçları var🙏

Maya ❤️

aşk her yerde..!

Resim
Şimdi tarih 14 şubat ise “AŞK” hakkında ileri geri konuşmamak olmaz:)) Öncelikle şunu belirtmeliyim ki an itibariyle aşık değilim! Not: burada “An itibariyle” açıklaması “Aşk geliyorum demez, kapıyı habersiz çalar; sonraki anlarda durumum ne olur söz veremem” anlamına gelmektedir.

Ben bu hayatta neyi büyük konuştuysam başıma geldi! Aşk da bunlardan biri... Hayatta 1 defa aşık olunur lafına asla inanmıyorum!  İlk aşkı, son aşkı olan varsa şanslı mı şanssız mı düşünmek lazım? Çünkü bu kadar güzel bir duyguyu bu hayatta 1 defa yaşamamalı insan... Haaa aynı kişiye tekrar tekrar aşık olmak ise her ilişkinin harcı değildir. Yaşayana da yaşatana da saygım sonsuz🙏

Aşkın yaşı vardır mesela; 15 yaşında duyduğumuz heyecanı “AŞK” sanıp az dinlemedik Yıldız Tilbe’den Delikanlımı:)) Sonra bi baktık ki 20 li yaşlarda “AŞK” evlenmek istemekmiş meğer:)) Ağzımızın payını aldıktan sonra, 30 larında ayaklarım daha sağlam basar dediğin yaş meğer en zayıf olduğun dönemmiş onu anlıyorsun. Kapılıp gidince y…

demesi kolay.. ya yapması..?

Resim
Eminim bu yazıyı okuyan bir çoğunuz şunu geçirecek içinden “demesi kolay! Yap da görelim...”

Hedef ile hayallerimi karıştıran biri oldum 40 lı yaşlarıma kadar😌 çok değil 3-4 senedir kendimin farkındayım.. Aslında ne kadar da geç bir yaş değil mi? DEĞİL! Hayatta hiçbir şey için geç değil! Nasıl ki her yaş ölmek için çok erkense yaşamdaki hiçbir şey içinde geç değil. Bugün bir arkadaşıma “ el alem ne der demeyi bırakalı çok oldu” dedim. Verdiği cevaba hayran kalmamak mümkün değildi: “ben hiçbir zaman demedim👍🏼“ Başkaları için yaşamak, başkalarına göre yaşamak bizim hayatımız olmuyor ki... Hayallerimizi kendi isteklerimize göre kurup, hedeflerimizi başkalarına göre yaşıyoruz. Evet biliyorum duyar gibiyim sizi “çoluk çocuk yok tabii atar tutarsın böyle! Geçindirmek zorumda olduğun 4-5 boğaz yok söylemesi kolay tabii! Sorumlulukların bizim kadar değil bi kedin var nedir ki senin için!!” Dediğinizi duyar gibiyim ama kazın ayağı öyle değil emin olun ki.. gerçekçi olmak gerekirse istemeye…

“Biri”ni değil “Birbirini” bulmak...

Resim
Ben yalnızlığı seçenlerden ama sevdiklerimle olmaktan da vazgeçmeyenlerdenim! Bu ne mi demek..? Buyrun açıklayayım : İnstagram hesabımda paylaştım “en büyük zenginlik evdeki huzur” diye. Evime geldiğimde kapımı kapatıp canım kızım Maya ile geçirdiğim ilk 20 dk benim bu hayatta hiçbir şeye değişmeyeceğim nadir anlardandır. TV yi açmadan, salondaki koltuğuma uzanıp Maya’nın göğsümde mırıldamalarıyla geçirdiğim 20 dakika... günün tüm negatifliklerini attığım an! Sonra üzerimi değiştirip makyajımı siler ve aç değilsem tv nin karşısına kurulurum. İşte vazgeçilmez bir huzur anı daha! Kapınızı kapattığınızda tüm dünyanın, her şeyin dışarıda kalması fikri beni adeta büyülüyor:)) sanki başka bir zamana ışınlanıyorum. İşte bu benim ÖZELİM❤️

Tabii hayatım bundan ibaret değil:) dostlarıma, arkadaşlarıma vakit ayırmayı, onlarla programlar yapmayı, ailem, anneciğim ve tatlı arkadaşları ile zaman geçirmeyi çok ama çoook seviyorum❤️ Hayatta her şey dozunda olmalı. Yalnızlık da kalabalıklar da.. Hiçbi…

Bi kere de bırak kendini..!

Resim
Kendimizi bildiğimiz andan itibaren başlıyor “kasmalarımız”. Olamıyoruz rahat, kendimiz gibi, olduğumuz gibi. Annemizin yanında rahatsak babamızın yanında kasıyoruz kendimizi! Yok mu böyle olan aranızda? Bence çoook:) “Ben çok rahatım ya, sıkıntı yok!” diyene bir de üniversitedeki hocalarının, sevgilisinin, patronunun ya da iş görüşmesi yaptığı insan kaynakları müdürünün yanında bakın😂 Rahat olamıyoruz işte... oysa ki farklı olsaydı hersey, biz, ailemiz, işimiz, arkadaşlarımız, tüm çevremiz..? Hayat nasıl olurdu acaba? Babasının yanında rahatlıkla sigara içen 16 yaşındaki ergenleri düşünün?? Nasılsa çoğunluğu içiyor! Neden rahat olup da babasının yanında yakmıyor bi tane de🤔 İlk buluşmada kasanlar vardır bi de. aslında tek amacı evlenmektir kızcağızın ama öyle bir özgürlükten, yanlız yaşamaktan, kimseye bağlı olmamaktan bahseder ki inanır karşısındaki gariban Türk erkeği. İlişkinin 36. günü başlar kaçınılmaz sorular “peki biz neyiz Selami?” “Yani ben senin neyinim..?” ya kusura bak…

Ve Perdeeee👏🏻

Resim
Sevgili Bircan Yıldırım’ın (@bircanyildirim_) sayfasında gördüm bu karikatürü👍🏼 BA-YIL-DIM!

Yaşantımız akıp giderken nasıl bir düzen içinde olduğumuzun çoğu zaman farkında bile değiliz. Kurgulanmış hayatlar yaşıyoruz çoğu zaman ... Robot gibi, başkalarının istediği gibi ve istediği şekilde. Toplumda kabul gören kalıplarda yaşıyoruz çoğumuz hayatımızı. Ve pek tabii ki davranışlarımızı da aynı düzende oluşturuyoruz. Tuhaf geliyor insanlara “insani davranışlar” . Aynı karikatürdeki gibi: coşkuluysak, sevinçliysek, mutluysak, keyifliysek yadırganıyoruz. Çünkü genel olmak demek, herkes gibi olmak demek bunlar değil.. Asansörde karşılaştığınız kişilere selam vermek,  dolmuş veya otobüs şöförüne “hayırlı işler” demek garipsenir oldu memlekette. Hatta tuhaf tuhaf bakıyorlar böyle şeyler söyleyenlere😳 Biri bana “nasılsın” diye sorduğunda “ÇOK İYİYİM” demeye korkuyorum! çünkü mutlaka arkadından “HAYIRDIR..?” Sorusu geliyor. Ne demek hayırdır?? çok iyiyim! Hiç olmadığım kadar iyiyim ve böyle…

Nerede Kalmıştık..?

Resim
Son yazımın üzerinden 4 yıl geçmiş. 4 koca yıl... şimdi böyle yazıya dökünce ne kadar uzun ama ne kadar kısa bir zaman olduğunu anladım.

En son kaldığım nokta, otomotiv sektörünün en büyük markalarından biri olan Toyota’nın Satış Müdürlüğüne geçtiğim seneydi. Satış işi yorucudur, meşakatlidir, yıpratıcıdır, tam hedefi yaptım dediğinde tekrar başa dönüp yeni ayda yeni hedefe koşmaktır. Sürekli değişen personelle  ve asla memnun olmayan patronla uğraşmaktır. Ancaaaak, tüm bunlara rağmen içinden atamadığın bir virüstür. Enerjini düşürmene izin vermeyen bir iştir. Taa ki vücudun ve beynin iflas edene kadar:( işimi de şirketimi de çok seviyordum ancak artık mutlu değildim. Çok iyi kazanıyordum. Bir çoğuna göre şımarıklık yapıyordum. Dışı sizi içi beni yakar misali.. iş hayatım böyle bir noktadayken biri girdi hayatıma. Damdan düşer gibi hem de! Ortak arkadaş yok! Ortak iş yok! Tek ortak nokta yaşadığımız şehir. 6 aylık bir flört dönemi ve ardından Roma’da romantik bir nikah...
Detaylara gi…