At gözlüğümü attım!

 


Son yazımın üzerinden tam 9 koca ay geçmiş! Pandemi sürecinde tembel, bakımsız, canı hiç birşey yapmak istemeyen bir kadına dönüştüm. Bazen zorladım kendimi ''Yeni normale'' adapte olmaya bazen de öylece bıraktım... Herkes kadar ben de korkuyorum bu zamansız virüsten. Herkes kadar ben de uzun yıllar sağlıkla yaşamak istiyorum hiç ölmeyecekmiş gibi! Doğru değil mi bu: Öleceğini bilerek ancak bir o kadar da hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan tek canlı insanoğlu değil mi??                                                               Benim için de sizler gibi nasıl geçtiğini anlayamadığım bir yıl oldu. Kazançlarım da oldu kazançlarım da...Yanlış yazmadım :) Kayıplarıma ''kazanç'' demeyi öğrendim. Sonsuz tavsiyemdir! Yıllardır doğru düzgün görüşmediğim babama gittim mesela.. Kızgınlıklarımı bir kenara bıraktım, yanında olmak istedim. Her anlamda kazançtı bu benim için. Ne olursa olsun inkar edemeyeceğim tek gerçeği, babamı tamamen yok etmek istemedim. Hem kendimi, sanırım hem de onu mutlu etti bu durum:) İşlerime ağırlık veremedim keyifsizlikten ancak yeni evimin tadını çıkarttım:)  Uzun yıllardır gitmek istediğim Karadeniz güzelliklerini gördüm pandeminin ortasında. Yanında en eğlendiğim kişi ile... Sonra, O'nunla kaldığımız yere döndük ilişkimizde; dostluğumuza... Ve benim için yine bir kazançtı bu ! Sevgili anneanneciğimi kaybettik... Senelerdir görmediğim, konuşmadığım kuzenlerimi kazandırdı ailemizin bu acı kaybı... Sonra düşündüm ki yaşadığım olaylara bu açıdan bakınca hayat çok kolay. Zorlaştıran, beynimizde yarattıklarımızmış. Zorlaştıran, gereksiz inatçı tutumlarımızmış. Zorlaştıran, at gözlüğümüzmüş... Ben çıkarttım o çirkin anlamsız gözlüklerimi! Şimdi daha net, berrak, olduğu gibi görünüyor herşey. Deneyin derim!                                                                                            
































 Sevgilerimle,                                                                            



Aslı

 


Yorumlar