Yayınlar

Nisan, 2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

günün hayal saati !

Resim
Yeni yıla girdiğimiz günün üzerinden nasıl geçti 4 ay ben anlayamadım doğrusu. Nisan geldi, bahar geldi, yok kar yağdı, hava yine ısındı ve tekrar soğudu derken Mayıs'a 10 kala güneş hala kaçamak bakıyor kapı arkasından. Mevsim normallerinin altında mı üstünde mi bu durum tartışılır çünkü normali neydi açıkçası bunu da unuttuk:) Mevcut durumdan mutlu olmak ve tadını çıkartmak konusunda ustayımdır ama buna rağmen ''ARTIK YAZ GELSİİİN !!'' diyorum. Tüm yıl çalışıp, kış mevsiminin sıkıcı ve kasvetli havasından bunalıp, yeterli birikiminizi de yaptıysanız tadından yenmeyecek bir tatili hak ettiniz demektir! Bu yaz planlarınız arasına

bırakın artık gerçek olmayan sorunlarınızı bir kenara..

Resim
Bugün bir melek gitti gökyüzüne.. Çok değil 3 ay önce tanıştığım bir çiftin bebekleri anne karnındaki gelişiminin geride olmasından dolayı müdahale edilerek erken doğumla dünyaya geldi. Adı Zeynep.. Yaklaşık 1 ay önce gözlerini açtığı bu dünyanın hiçbir sıkıntısını, çilesini, zorluğunu, acısını, tatlısını, keyfini, kederini, güzelliğini göremeden son nefesini verdi bu sabah.. Dayanamadı minicik bedeni bulunduğu sakin ve güven dolu anne karnından erken çıkmaya. Bu dünyada gördüğü göreceği

tembelliğe son..! erteleme hayatını..!

Resim
Tembelliğin dibine vurdum bu hafta..! Hava durumunun dengeye oturmamasından mıdır bilinmez sabahları kalkamaz, akşamları da erkenden yatar hale geldim. Korkuyorum ''yaş aldım artık'' demeye ama aklıma başka alternatif de gelmiyor :( Sonra soruyorum soruşturuyorum herkese onlar da benden beter! Peki ne yapmalıyım ki bu miskin ruh ve beden halimi tekrar asıl yaşıma yani 27'ye (bu cümleyi okurken sakın yorum yapmayın! böyle hissediyorum size neee!) getirmeliyim..? Haftasonu için birkaç alternatif düşlerken kendi kendime 3 gün daha neden beklemem gerektiğini sordum. Bugün başla Aslı..! Bugün yap bir şeyler ve at üstündeki tüm uyuzluğunu..! Sonra kalktım güzel bir kahve yaptım kendime, uzun zamandır ihmal ettiğim yazımı yazmak için bilgisayarımın başına oturdum. Yaklaşık 38 dakika düşündükten sonra silkelenme başlangıcından masaya oturana kadar geçen süreyi düşündüm. Kızdım kendime..!

ben kendimim...

Resim
Aklımın erdiği, sorumluk aldığım ve paramı kazanmaya başladığım günden bu yana kendim için yaptığım en iyi ve en doğru şeyin ''Yaşam Koçluğu'' olduğunu dün bir kez daha anladım.. Her gün yepyeni deneyimler yaşıyorum ve hayata geliş nedenim, insanlara bakış açım, yaşamımın bana kattıkları ve öğretilerim sanki coşkun bir nehir gibi benimle birlikte akıyor. Bu yolda devam ettiğim sürece, deneyimlediğim her şeyi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bugün özellikle okumanızı istediğim bir yazı var.

bugün yürüdüğünüz yolu değiştirin..

Resim
Alaçatı ve İstanbul bu ülkenin en güzel yerlerinden sadece ikisi.. ''Küçük İstanbul'' olma yolunda ilerlese de neyse ki henüz Bodrum kadar yozlaşmadı, kalabalıklaşmadı, binlerce abuk sabuk insanla dolup taşmadı Alaçatı.. Ayrı bir havası, tarzı, tadı ve keyfi olan insanların buluşma noktası Alaçatı.. Bu iki yerin ortak noktasından biri de anlamı ''ağaçlıklar arasındaki iki yeşil alan'' olan ALANCHA RESTAURANT...  Zevkine çok güvendiğim eski bir arkadaşım tavsiye etti. Henüz gitme, görme ve keyfini çıkarma şansım olmadı bu şahane mistik yerin. Acil olarak ''Ertelemeyeceklerim'' listeme bir yenisini daha ekledim! Bütün bir gün, koca bir yıl deliler gibi çalışmaktan, ağır sorumluluklarımızın altında yorulmaktan,